İstanbul, dinamik yapısıyla, sağlık ve beslenme alanında en son trendlerin ve uzmanlıkların buluşma noktasıdır. Ancak bu büyük metropolün sunduğu yoğun ve hızlı yaşam temposu, bireylerin beslenme düzenlerini de karmaşık hale getirebilmektedir. Standart diyet listelerinin kalıcı ve sürdürülebilir sonuçlar vermemesinin temel nedeni de budur: Her birey, farklı bir yaşam ritmine, genetik yapıya ve metabolizmaya sahiptir.
İşte tam bu noktada, İstanbul’da Kişiye Özel Diyet Programları Nasıl Hazırlanır? | Ece Sarı | Beform gibi uzman yaklaşımlar devreye girer. Beform’un kurucusu ve önde gelen beslenme uzmanı Ece Sarı, kişiye özel beslenme tedavisinin sadece kilo vermekle ilgili olmadığını, aynı zamanda bireyin genel sağlık durumunu, enerji seviyesini ve yaşam kalitesini maksimize etmekle ilgili olduğunu vurgular. İstanbul’da yaşayan bir profesyonelin yoğun iş temposuna uygun, bir sporcunun performansını artırıcı veya kronik bir rahatsızlığı olan bir bireyin yaşam kalitesini destekleyici programlar, ancak detaylı bir bilimsel analiz ve birebir ilgi ile hazırlanabilir.
İstanbul’da Kişiye Özel Diyet Programları Nasıl Hazırlanır? | Ece Sarı | Beform Modelleri programlarının merkezinde, bireyin benzersizliğini esas alan bir yaklaşım yer almaktadır. Bu benzersiz yaklaşım, geleneksel “herkese uyan tek beden” diyet şablonlarından kesinlikle uzaktır.
İstanbul’da Kişiye Özel Diyet Programları Nasıl Hazırlanır? Hakkında Bilgi
Kişiye özel diyet programlarının hazırlanması süreci, basit bir kalori sayımından çok daha karmaşık ve bilimsel bir temel üzerine kuruludur. İstanbul gibi büyük şehirlerde, çevresel faktörler, kültürel yemek alışkanlıkları ve yüksek stres seviyeleri beslenme dengesini doğrudan etkilediği için, bu kişiselleştirme zorunludur. Beform’da uygulanan kişiye özel beslenme programı, dört ana sütun üzerine inşa edilmiştir: Bireysel Analiz, Metabolik Değerlendirme, Yaşam Tarzı Entegrasyonu ve Sürekli Takip.
Öncelikle, programın temelini oluşturan bireysel analiz aşamasında, diyetisyen Ece Sarı, danışanın sadece boyunu ve kilosunu değil, aynı zamanda detaylı bir vücut kompozisyonu analizi (yağ oranı, kas kütlesi, su oranı) ve biyokimyasal kan değerlerini inceler. Bu kan değerleri, olası vitamin eksikliklerini, hormonal dengesizlikleri veya gizli inflamasyon belirtilerini ortaya çıkararak, programın medikal açıdan da desteklenmesini sağlar. Örneğin, bir bireyin D vitamini eksikliği, kilo verme sürecini doğrudan yavaşlatabilir. Bu eksikliğin tespiti, diyetin sadece gıda alımını değil, aynı zamanda takviye ve güneşlenme alışkanlıklarını da içerecek şekilde genişletilmesi anlamına gelir.
Metabolik değerlendirme, bireyin dinlenik metabolizma hızının (DMH) yaklaşık olarak hesaplanmasını ve günlük enerji ihtiyacının belirlenmesini içerir. Kişinin yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivite düzeyi ve hatta genetik yatkınlıkları bu hesaplamada kritik rol oynar. Bu sayede, hazırlanan diyet, ne çok kısıtlayıcı ne de yetersiz olacak, tam tersine vücudun temel işlevlerini destekleyecek bir dengeyi sağlayacaktır.
Yaşam tarzı entegrasyonu, kişiselleştirilmiş programı başarılı kılan en önemli adımdır. İstanbul’daki bir bankacının sabah 6’da başlayan ve gece 9’a kadar süren iş rutini ile bir öğrencinin düzensiz ders saatleri, tamamen farklı beslenme zamanlamaları ve pratik çözümler gerektirir. Diyetisyen, danışanın sosyal hayatını, iş yemeklerini, seyahat sıklığını ve hatta uyku düzenini dikkate alarak, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir menü planı oluşturur. Bu bütünsel yaklaşım, diyetin bir kısıtlama dönemi olarak algılanmasını engeller ve onu kalıcı bir sağlıklı yaşam biçimi haline getirir. Ece Sarı’nın liderliğindeki Beform, bu detaylara verdiği önemle, İstanbul’da Kişiye Özel Diyet Programları Nasıl Hazırlanır? | Ece Sarı | Beform felsefesini başarıyla hayata geçirmektedir.
İstanbul’da Kişiye Özel Diyet Programları Nasıl Hazırlanır? Detayları
Kişiye özel bir beslenme programının detaylı hazırlık süreci, şeffaflık ve bilimsel metodoloji üzerine kuruludur. Beform’da bu süreç, danışan ve diyetisyen arasında güçlü bir iş birliğini gerektirir ve beş kritik aşamada ilerler. Bu aşamaların her biri, programın sadece etkili değil, aynı zamanda danışanın yaşamına entegre edilebilir olmasını sağlar.
1. Kapsamlı Ön Görüşme ve Tıbbi Geçmiş Analizi
Programın başlangıcı, derinlemesine bir anamnez (tıbbi öykü) alımıdır. Diyetisyen Ece Sarı, danışanın sadece kilo hedeflerini değil, aynı zamanda aile geçmişindeki hastalıkları (diyabet, kalp hastalıkları vb.), mevcut kullandığı ilaçları, alerjilerini ve sindirim sistemi hassasiyetlerini de sorgular. Ayrıca, geçmişteki başarısız diyet denemeleri, bu denemelerin neden başarısız olduğu ve danışanın yemekle olan duygusal ilişkisi de detaylıca analiz edilir. Bu ilk görüşme, programın “kişiye özel” olmasının temelini atar. Örneğin, yorgunluk ve düşük enerji seviyeleri rapor eden bir danışanda, olası demir veya B12 eksikliği ön tanısıyla biyokimyasal testler talep edilir. Bu veriler, programın sadece kalori içeriğini değil, aynı zamanda besin öğesi yoğunluğunu da şekillendirir.
2. İleri Düzey Vücut Kompozisyonu Ölçümleri
Geleneksel tartı ölçümleri yerine, Beform ileri teknoloji ürünü Biomeks veya benzeri BIA (Biyoempedans Analizi) cihazlarını kullanarak vücut kompozisyonu ölçümlerini gerçekleştirir. Bu ölçümler, vücuttaki yağ, kas ve kemik oranlarını milimetrik hassasiyetle gösterir. Önemli olan sadece kilo vermek değil, yağ kütlesini azaltırken kas kütlesini korumak veya artırmaktır. Kas kütlesinin korunması, metabolizma hızının yüksek tutulması için hayati önem taşır. Bu aşama, danışanın ilerlemesini niceliksel verilerle takip etmeyi mümkün kılar ve motivasyonu artırır. Bu ölçümler sayesinde, programın metabolik etkinliği sürekli olarak izlenir.
3. Hedef Belirleme ve Beklenti Yönetimi
Bu aşama, danışanın gerçekçi hedefler belirlemesine yardımcı olmayı içerir. Ece Sarı ve ekibi, “Bir ayda 10 kilo vermek” gibi gerçek dışı beklentiler yerine, haftalık ortalama 0.5-1 kg yağ kaybı ve sürdürülebilir alışkanlıklar kazanma gibi uzun vadeli hedeflere odaklanılmasını sağlar. Programın başarı kriterleri, sadece tartıdaki sayı değil, aynı zamanda uyku kalitesindeki iyileşme, enerji artışı, sindirim sorunlarının azalması gibi subjektif verilerle de belirlenir. Bu, danışanın motivasyonunu sürdürmesine yardımcı olan psikolojik bir destektir.
4. Beslenme Programının Modellenmesi
Tüm veriler toplandıktan sonra (tıbbi, metabolik, yaşam tarzı), diyet programının iskeleti oluşturulur. İstanbul’da Kişiye Özel Diyet Programları Nasıl Hazırlanır? | Ece Sarı | Beform Modelleri yaklaşımı burada kendini gösterir: Program; danışanın sevdiği, nefret ettiği ve kolayca ulaşabileceği gıdaları temel alır. Program, öğün saatleri, porsiyon büyüklükleri, makro besin (karbonhidrat, protein, yağ) dengesi ve hatta yemek hazırlama süresine göre tamamen kişiselleştirilir. Örneğin, sürekli dışarıda yemek yeme zorunluluğu olan bir danışan için, hangi restoranlarda hangi menülerin daha uygun olacağına dair pratik rehberler de programın bir parçası olur. Ayrıca, programlara glutensiz, laktozsuz veya vejetaryen/vegan seçenekler de danışanın tercihlerine göre kolayca entegre edilir.
5. Sürekli Takip ve Program Optimizasyonu
Kişiye özel programın en önemli detayı, dinamik ve esnek olmasıdır. Program, sabit bir metin değil, danışanın tepkilerine göre sürekli güncellenen canlı bir dokümandır. Haftalık veya iki haftalık görüşmelerde, danışanın programı ne kadar uygulayabildiği, karşılaştığı zorluklar, hissettiği enerji seviyesi ve ölçüm sonuçları değerlendirilir. Eğer danışan bir plato dönemi (kilo duraklaması) yaşıyorsa, diyetisyen Ece Sarı, metabolizmayı şaşırtmak ve süreci yeniden başlatmak için kalori döngüsü (calorie cycling) veya makro besin oranlarında ince ayarlamalar yapabilir. Bu sürekli geri bildirim ve optimizasyon döngüsü, programın başarısını garanti altına alan temel faktördür. Bu sayede, danışanın yaşamındaki ani değişikliklere (tatil, yoğun stres dönemi, hastalık) bile program kolayca adapte edilebilir.
Tüm bu detaylı adımlar, Beform’un bilimsel ve etik yaklaşımla yürüttüğü danışmanlık sürecinin ayrılmaz parçalarıdır. Standardize edilmiş bir diyet listesi yerine, bireyin biyolojik ve sosyal gerçekliğine tam olarak uyan bir beslenme planı oluşturulur. Bu da, sadece kısa süreli sonuçlar değil, ömür boyu sürecek sağlıklı alışkanlıklar kazanılmasını sağlar.
İstanbul’da Kişiye Özel Diyet Programları Nasıl Hazırlanır? Özellikleri
Beform ve Ece Sarı’nın kişiye özel diyet programlarını benzersiz kılan bir dizi ayırt edici özellik bulunmaktadır. Bu özellikler, programın sadece kilo kontrolü için değil, aynı zamanda genel sağlık ve zindelik için de kapsamlı bir çözüm sunmasını sağlar.
1. Bütünsel (Holistik) Yaklaşım
Programlar, sadece “Ne yemelisin?” sorusuna değil, aynı zamanda “Ne zaman, nasıl ve neden yemelisin?” sorularına da cevap verir. Bütünsel yaklaşım, beslenmenin uyku kalitesi, stres yönetimi, egzersiz düzeni ve zihinsel sağlık ile olan etkileşimini kapsar. Diyetisyen Ece Sarı, danışanlarına stres seviyelerini düşürmek için nefes teknikleri veya uyku düzenlerini iyileştirmek için basit ritüeller gibi beslenme dışı öneriler de sunar. Bu, danışanın hayatındaki tüm değişkenlerin sağlıklı bir beslenme düzenini desteklemesini sağlar.
2. Teknolojik Entegrasyon ve Uzaktan Takip
İstanbul’un temposunda her zaman fiziksel görüşme mümkün olmayabilir. Beform, online diyet danışmanlığı altyapısını kullanarak, danışanların programlarını dijital platformlar üzerinden takip etmelerine olanak tanır. Özel uygulamalar veya takip sistemleri sayesinde, danışanlar yedikleri öğünleri, su tüketimlerini ve fiziksel aktivite verilerini kolayca kaydedebilirler. Diyetisyen bu verilere anlık ulaşarak, haftalık görüşme beklenmeden erken müdahaleler yapabilir ve programı optimize edebilir. Bu esneklik, özellikle İstanbul’da yaşayan, sürekli hareket halinde olan profesyoneller için büyük bir kolaylıktır.
3. Sürdürülebilirlik Odaklı Eğitim
Kişiye özel programların temel amacı, danışanın diyetisyene bağımlı kalmamasıdır. Program, sadece bir liste sunmak yerine, danışana “Beslenme Okuryazarlığı” kazandırmayı hedefler. Öğün planlamasının arkasındaki bilimsel nedenler, etiket okuma becerileri, porsiyon kontrolü ve dışarıda sağlıklı seçimler yapma stratejileri öğretilir. Bu eğitim, danışanın program bitiminde bile kendi beslenme düzenini bağımsız ve sağlıklı bir şekilde yönetebilmesini sağlar. Bu, sürdürülebilir beslenme felsefesinin temelini oluşturur.
4. Kişiye Özel Tarif ve Alışveriş Rehberleri
Diyet listeleri bazen kuru ve sıkıcı olabilir. Beform programları, danışanın damak zevkine ve mutfak becerilerine uygun, kişiselleştirilmiş tarifler ve pratik öneriler içerir. Ayrıca, İstanbul’daki farklı semtlerdeki marketlerde veya pazarlarda kolayca bulunabilecek ürünlere odaklanan alışveriş rehberleri de sunulur. Bu, programın sıkıcılıktan uzaklaşmasını ve bir mutfak keşfine dönüşmesini sağlar. Bu özellik, kişiye özel diyetin yaşam kalitesini artırma misyonunu destekler.
İstanbul’da Kişiye Özel Diyet Programları Nasıl Hazırlanır?
Kişiye özel diyet programları, sadece kilo verme hedefi olan bireyler için değil, geniş bir yelpazede sağlık ve performans hedeflerine ulaşmak isteyen herkes için idealdir. Beform’un uzmanlık alanları, bu çeşitliliği kapsamaktadır.
1. Kilo Yönetimi ve Vücut Kompozisyonu Optimizasyonu
Bu, en yaygın talep edilen alandır. Ancak Beform’da amaç sadece kilo vermek değil, vücut kompozisyonunu değiştirmektir (yağ yakımı ve kas kazanımı).
Dirençli Kilo Kaybı Durumlarında Yaklaşım
Bazı danışanlar, geçmiş diyet denemeleri veya hormonal dengesizlikler nedeniyle kilo vermekte zorlanır. Bu “dirençli” durumlar için, Ece Sarı genetik testler, detaylı tiroid panelleri ve insülin direnci testleri gibi ileri biyokimyasal analizler talep edebilir. Program, bu verilere göre kalori döngüsü, aralıklı oruç (intermittent fasting) veya düşük karbonhidratlı diyet yaklaşımlarından birini entegre ederek metabolizmayı yeniden canlandırmayı hedefler. Bu kişiselleştirme, standardın ötesine geçerek sonuç almayı mümkün kılar.
2. Sporcu ve Performans Beslenmesi
Profesyonel veya amatör sporcuların enerji, onarım ve performans ihtiyaçları, genel popülasyondan çok farklıdır. Bu programlar, antrenman dönemleri, müsabaka öncesi yüklenme (carbo loading) ve toparlanma dönemlerine göre mikro düzeyde ayarlanır.
Performans Odaklı Diyet Planlaması
Sporcu beslenmesinde kritik nokta, doğru zamanda doğru makro besinlerin alınmasıdır. Program, antrenman öncesi hızlı enerji sağlayacak karbonhidrat kaynaklarını ve antrenman sonrası kas onarımını hızlandıracak yüksek kaliteli protein kaynaklarını tam zamanında sağlayacak şekilde planlanır. Biyokimyasal testlerle desteklenen bu plan, sporcunun potansiyelini maksimize etmeyi amaçlar.
3. Kronik Hastalıklarda Beslenme Tedavisi
Beslenme, birçok kronik hastalığın (diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, otoimmün rahatsızlıklar) yönetiminde merkezi bir rol oynar. Bu alanda diyet programları, medikal tedavi planını destekleyecek şekilde hazırlanır ve ilgili hekimlerle iş birliği içinde yürütülür.
İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) ve FODMAP Diyetleri
IBS gibi sindirim sistemi hassasiyeti olan bireyler için, programlar FODMAP (Fermente Edilebilir Oligosakkaritler, Disakkaritler, Monosakkaritler ve Polioller) içeriği düşük gıdalara odaklanabilir. Bu, sindirim semptomlarını azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak için atılan özel bir adımdır. Beslenme uzmanı, eliminasyon ve yeniden tanıtma aşamalarını dikkatle yönetir.
4. Gebelik ve Emzirme Dönemi Beslenmesi
Anne ve bebek sağlığı için bu dönemlerdeki beslenme hayati önem taşır. Programlar, gerekli vitamin ve mineral (folik asit, demir, kalsiyum) alımını garanti ederken, gebelik diyabeti riskini azaltmayı ve sağlıklı kilo alımını desteklemeyi hedefler.
Çocukluk Çağı ve Ergenlik Dönemi Beslenmesi
Büyüme ve gelişme dönemindeki çocuklar ve ergenler için hazırlanan programlar, sadece sağlıklı beslenmeyi değil, aynı zamanda sağlıklı yeme alışkanlıklarının oluşturulmasını da amaçlar. Yasaklayıcı yaklaşımlardan kaçınılır ve besin çeşitliliği teşvik edilir.
Kullanım Örnekleri: İstanbul’da Kişiye Özel Diyet Programları Nasıl Hazırlanır? | Ece Sarı | Beform Uygulamaları
Kişiye özel programların gerçek hayattaki başarısı, farklı yaşam tarzlarına ne kadar adapte olabildiklerinde yatar. İşte Beform’un İstanbul’da uyguladığı dört farklı senaryo ve bu senaryolara özel çözümler.
Örnek 1: Yoğun İş Hayatı Olan Bir Yöneticinin Diyet Programı
Bu senaryo, İstanbul’da finans, hukuk veya teknoloji sektöründe çalışan, sürekli toplantılarda olan ve öğle yemeğini masa başında hızlıca yemek zorunda kalan 40 yaşındaki bir yöneticiyi temsil etmektedir. Stres seviyesi yüksek, uyku düzensizdir ve akşamları iş çıkışı yorgunluktan spora gidememektedir.
Hedefe Yönelik Beslenme Çözümleri
Yöneticinin temel sorunu, zaman kısıtlılığı ve stres odaklı atıştırmalardır. Program, öncelikle kan şekerini dengeleyerek stres kaynaklı ani açlık krizlerini önlemeyi hedefler. Kahvaltılar pratik (örneğin, akşamdan hazırlanan chia puding veya protein tozu eklenmiş smoothie), öğle yemekleri ise minimum hazırlık gerektiren ancak lif ve protein açısından zengin (örneğin, hazır salata üzerine eklenmiş bakliyat veya ızgara tavuk) seçeneklerden oluşur. Akşam yemekleri hafif ve sindirimi kolay olacak şekilde planlanır.
Stres ve Uyku Kalitesi Yönetimi
Beslenme planına, akşam 8’den sonra kafein ve yoğun şeker tüketiminin kesilmesi zorunluluğu eklenir. Yatmadan 1 saat önce magnezyum takviyesi ve sakinleştirici bitki çayları önerilir. Ayrıca, hafta sonları “meal-prep” (öğün hazırlığı) saatleri oluşturularak, haftalık öğle yemeği stresini ortadan kaldıracak pratik yemeklerin hazırlanması teşvik edilir. Bu yaklaşım, yöneticinin programı sürdürme oranını dramatik şekilde artırır.
Örnek 2: Menopoz Dönemindeki Kadınlar İçin Metabolizma Hızlandırma Programı
52 yaşındaki bir kadın danışan, menopoz nedeniyle hormonal değişiklikler yaşamakta ve eskisi gibi yememesine rağmen kilo aldığından şikayetçidir. Özellikle karın bölgesi yağlanması artmış, kemik yoğunluğu azalmaya başlamış ve sıcak basmaları yaşamaktadır.
Hormonal Dengeyi Destekleyici Diyet Stratejisi
Programın birincil hedefi, azalan östrojenin etkilerini hafifletmek ve kemik sağlığını desteklemektir. Diyet, kalsiyum (susam, koyu yeşil yapraklı sebzeler) ve D vitamini açısından zenginleştirilir. Sıcak basmalarını hafifletmeye yardımcı olması için fitoöstrojen içeren gıdalara (keten tohumu, soya ürünleri) daha fazla yer verilir. Ayrıca, metabolizma yavaşlamasına karşı koymak için günlük protein alımı artırılır ve hafif direnç egzersizleri içeren bir aktivite planı önerilir.
Vücut Kompozisyonunu İyileştirme
Metabolizmayı hızlandırmak amacıyla, öğünlere mutlaka yüksek kaliteli protein kaynakları dahil edilir (balık, organik yumurta, yağsız et). Karbonhidratlar, tam tahıllar ve yüksek lifli sebzelerden sağlanır. Program, kalori kısıtlamasından ziyade besin yoğunluğuna odaklanarak, danışanın enerji seviyesini düşürmeden yağ yakımını maksimize etmeyi hedefler.
Örnek 3: Vegan Beslenen ve Kas Kazanmak İsteyen Bir Sporcu
28 yaşında, düzenli olarak fitness yapan ancak vegan beslenen ve kas kütlesini artırmakta zorlanan bir erkek danışan. Protein alımını doğru kaynaklardan ve yeterli miktarda sağlayamama sorunu yaşamaktadır.
Bitkisel Protein Kaynaklarının Çeşitlendirilmesi
Sporcunun yüksek protein ihtiyacını karşılamak için, programda bitkisel protein kaynaklarının sinerjistik kombinasyonları oluşturulur. Örneğin; pirinç ve fasulye, mercimek ve tam buğday gibi farklı amino asit profillerini birleştiren öğünlere odaklanılır. Ayrıca, kahvaltı ve antrenman sonrası öğünlerde soya proteini, bezelye proteini ve kenevir tohumu gibi yüksek biyoyararlanıma sahip takviyeler veya gıdalar planlanır. B12 ve demir takviyeleri için biyokimyasal kan testleri sonucuna göre özel bir plan yapılır.
Antrenman Zamanlamasına Göre Makro Planlama
Kas onarımı ve glikojen depolarının doldurulması için antrenman öncesi ve sonrası beslenme zamanlaması (timing) kesin kurallarla belirlenir. Antrenman sonrası 30-60 dakika içinde mutlaka yüksek glisemik indeksli karbonhidrat ve hızlı sindirilen protein (örneğin, muz ve vegan protein tozu) içeren bir öğün zorunlu tutulur. Bu, kas protein sentezini (MPS) maksimize etmek için kritik bir adımdır.
Örnek 4: İnsülin Direnci Olan Bir Birey İçin Beslenme Tedavisi
35 yaşındaki bir danışan, kan tahlillerinde insülin direnci ve yüksek trigliserit seviyeleri tespit edilmiş. Sürekli tatlı yeme isteği ve yemeklerden sonra hızlıca uyku basması gibi sorunlar yaşamakta.
Kan Şekerini Dengeleme ve Glisemik Kontrol
İnsülin direncinin temel tedavisi beslenmedir. Program, düşük glisemik yüke sahip karbonhidratlara (tam tahıllar, yulaf, sebzeler) odaklanır ve basit şekerler tamamen elimine edilir. Karbonhidratlar asla tek başına tüketilmez; her öğünde mutlaka yüksek lif ve sağlıklı yağ (zeytinyağı, avokado) ile dengelenir. Bu, glikozun kana yavaş karışmasını ve insülin tepkisinin minimize edilmesini sağlar.
Yağ Türlerinin Optimizasyonu ve Trigliserit Azaltma
Trigliserit seviyesini düşürmek için doymuş yağlar ve trans yağlar sınırlandırılırken, omega-3 yağ asitleri (somon, ceviz, keten tohumu) tüketimi artırılır. Program, günde en az iki porsiyon yağlı balık veya omega-3 takviyesi içerir. Ayrıca, akşam öğünlerinde porsiyon kontrolü ve sindirimi kolay gıdalar öncelenir. Bu, karaciğer yağlanması riskini azaltmaya yardımcı olur.
İstanbul’da Kişiye Özel Diyet Programları Nasıl Hazırlanır? Sıkça Sorulan Sorular
Kişiye özel beslenme danışmanlığına başlamadan önce danışanların zihnindeki en temel sorulara Ece Sarı ve Beform’un yaklaşımıyla cevap veriyoruz.
Kişiye Özel Diyet Programının Standart Diyetlerden Farkı Nedir?
Standart diyetler, genellikle genel kalori kısıtlamalarına dayalı ve herkes için aynı olan listelerdir. Örneğin, “1500 kalorilik Akdeniz diyeti” herkes için aynıdır. Oysa kişiye özel diyet programı, bireyin alerjilerini, sevmediği yiyecekleri, sosyal yaşamını, biyokimyasal test sonuçlarını, genetik yatkınlığını, stres seviyesini, uyku düzenini ve hatta en sevdiği restoranları dikkate alarak oluşturulur. Bu programlar esnektir ve danışanın yaşam tarzına kusursuzca entegre edilerek kalıcı başarı şansı sağlar. Standart diyetler kısa süreli kilo kaybı sağlarken, kişiye özel programlar sürdürülebilir bir sağlıklı yaşam vaat eder.
Programın Süresi Ne Kadar Olur ve Başarı Ne Zaman Görülür?
Programın süresi, danışanın hedefine, sağlık durumuna ve programı uygulama disiplinine bağlı olarak değişir. Genellikle, sağlıklı alışkanlıkların oturması ve kalıcı sonuçların görülmesi için en az 3 ila 6 aylık bir süreç önerilir. İlk sonuçlar (enerji artışı, uyku kalitesinde iyileşme, sindirim rahatlığı) ilk 2 hafta içinde hissedilmeye başlar. Kilo ve vücut kompozisyonu değişiklikleri ise genellikle 4. haftadan itibaren belirginleşir. Önemli olan, hızlı sonuçlardan ziyade, yavaş ve kalıcı ilerlemedir.
İstanbul’da Olmayanlar İçin Online Diyet Seçeneği Var Mı?
Evet, Beform, İstanbul dışındaki danışanlara veya yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına da hizmet vermektedir. Online diyet programları, fiziki görüşmelerdeki detaylı vücut analizleri hariç, tüm süreci kapsar. Biyokimyasal test sonuçları online olarak değerlendirilir, görüşmeler görüntülü arama yoluyla yapılır ve yemek kayıtları dijital platformlar üzerinden takip edilir. Bu sayede, İstanbul’da Kişiye Özel Diyet Programları Nasıl Hazırlanır? | Ece Sarı | Beform hizmetlerine coğrafi kısıtlama olmaksızın erişilebilir.
Program Ücretleri Neye Göre Belirlenir?
Ücretlendirme, sunulan hizmetin kapsamına göre belirlenir. Bu kapsam şunları içerebilir: Haftalık veya iki haftalık görüşme sıklığı, vücut kompozisyonu ölçümlerinin sıklığı, online destek erişimi, kişiye özel tarif ve alışveriş listelerinin detay seviyesi, ek genetik veya biyokimyasal test analizlerinin dahil edilmesi. Kişiselleştirme seviyesi arttıkça ve takip süresi uzadıkça, hizmetin bedeli de buna paralel olarak değişmektedir. Net fiyatlandırma bilgisi için Beform ile iletişime geçilmesi önerilir.
Program Sonrası Kalıcı Başarı Nasıl Sağlanır?
Kalıcı başarı, programın sonlandırılmasıyla değil, bir “idame dönemi” ile sağlanır. Bu dönemde, görüşme sıklığı azaltılır (örneğin ayda bir) ve danışan, kendi beslenme kararlarını bağımsız bir şekilde alırken hala desteklenir. Program boyunca kazanılan “Beslenme Okuryazarlığı” ve sürdürülebilir alışkanlıklar, idame döneminde de uygulanmaya devam eder. Ece Sarı’nın felsefesi, danışanın kendi sağlıklı yaşam koçu olmasını sağlamaktır.
Ece Sarı’nın Programlarında Hangi Bilimsel Yaklaşımlar Kullanılır?
Beform programları, sadece kalori hesabı değil, aynı zamanda güncel beslenme bilimi prensiplerini de içerir. Fonksiyonel tıp prensipleri, inflamasyonun azaltılmasına yönelik beslenme yaklaşımları, bağırsak mikrobiyotasını destekleyen prebiyotik ve probiyotik zengini diyetler ve en önemlisi kişinin genetik yatkınlıklarına (nütrigenetik) uygun beslenme stratejileri programa entegre edilir. Bu derinlemesine bilimsel yaklaşım, programın etkinliğini en üst düzeye çıkarır.



